VERİ – GÖRÜ – HİMAYE: Meslekler Nasıl Anlatılmalı?

16.01.2021, Istanbul

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayınladığı 2019-2020 yılına ait istatistiklere göre Türkiye’de ortaokulda okuyan 5 milyon 701 bin 564 öğrenci bulunuyor. Bu rakamın büyük çoğunluğu devlet okullarında okurken, toplamın yaklaşık %6’sını ise özel okullarda okuyan öğrenciler teşkil ediyor. Derslik başına ortalama 30 öğrencinin ve her bir öğretmene ise 15 öğrencinin düştüğü bu sistemde, öğrenciler maksimum dört yıl içinde Türkiye çapında yapılan bir sınava girecekler.

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavında (TEOG) aldıkları notlara göre yerleşecekleri liselerde, ergenlik dönemindeki bu öğrencilerin hem karakterleri şekillenecek hem de kariyerleri.

Türkiye’de, temel eğitimin iki şubesini oluşturan ilkokul ve ortaokul türleri, mesleklere göre değil, daha çok öğrencilerin bedensel ve zihinsel farklılıklarına göre ayrılıyorlar. Oysa ortaöğretime, yani liselere göz atarsanız, okul türlerinin daha çok mesleklere ve öğrencilerin belirgin yeteneklerine göre ayrıldıklarını görürsünüz.

Bu da demek oluyor ki, eğer öğrenciler yetenek ve yatkınlıklarına göre bir meslek belirleyeceklerse, onları yönlendirmeye ortaokuldan başlamalıyız. Fakat ülkemizde bırakın mesleklere göre yönlendirmenin ortaokulda başlamasını, liselerde ve hatta üniversitelerde bile yeterli rehberlik kapasitesi maalesef yok.

Lise çağına gelen yaklaşık 100 bin öğrenci muhtemelen okuluna devam edemeyecek. Devam eden 5 buçuk milyon öğrenci içinse en fazla 4 yıl sonra eğilimine göre bölüm seçmesi yahut liseden mezun olur olmaz doğrudan meslek tercihi yapması beklenecek. Fakat bölüm veya meslek tercihi yaparken öğrencilerin kendi kabiliyetlerini ve ilgilerini tanımasının yanında, o mesleklerde onları nasıl bir hayatın beklediğini de bilmeleri gerekiyor.

Lise döneminde öğrenciler genellikle, hayranlık duydukları birine, üst sınıf akranlarına, yakın akrabalarına veya arkadaş gruplarına bakarak bir mesleğe yönelirler. Daha sonra da sadece o mesleği araştırmaları ve tercihlerini bu etmenlere göre yapmaları normaldir. Gel gelelim, tanımadan gittikleri bu bölümlere ve seçtikleri mesleklere uymakta zorlanabilirler.

Yeni yerlerine uyum sağlasalar bile, karşılaştıkları ortam onların beklentisiyle örtüşmezse bir başarı duygusundan çok pişmanlık duygusu yaşayabilirler. Kendilerini tatmin etmeyen bir işte harcayacakları süreyi hayatlarının bir dönemini israf etmek gibi görürlerse, iş hayatlarında verimleri düşebilir ve bu durum da başka sorunlara kapı açabilir.

Dolayısıyla seçim yapmadan önce bölümleri ve meslekleri tanımak için araştırma yapmak (VERİ), o işleri yapanların ağzından tecrübelerini dinlemek (GÖRÜ) ve vizyonu geniş kişilerden rehberlik almak (HİMAYE) öğrenciler açısından son derece önemlidir.

Fakat burada üç farklı zorluk onları bekliyor olacak. Birincisi, karşılaşacakları bilgilerin doyurucu olup olmayacağını bilmiyoruz (doyurucu bilgi problemi). İkincisi de, öğrencilerin o yaştaki hayat tecrübeleriyle anlatılanların ne kadarını anlayabilecekleri meçhul (anlayış düzeyi problemi). Buna ek olarak, muhtemelen onlara yön gösterecek vizyon sahibi birilerinden rehberlik alma imkanları da olmayacaktır (imkan problemi).

İşte bu zorlukları nasıl aşmamız gerektiğine kafa yormadan önce, bu bilgileri onlara mutlaka ulaştırmamız gerektiğinin tekrar altını çizmek istiyorum.

VERİ – Doyurucu Bilgi Problemi

Araştırma yapmaya başlarken, bir alanı genellikle kimlerin seçtiği, o alanda kaç kişinin çalıştığı vs. hakkında öğrencilerin kafalarında bir şeyler oluşturacak önemli unsurlardan biri, güzel bir grafik tasarımla hazırlanmış doyurucu verilerdir.

Halihazırda, Milli Eğitim Bakanlığı belirtilen ihtiyaca cevap vermek için meslektercihleri.com, alantercihleri.com ve genel olarak meb.gov.tr sitelerinden öğrencilere kaynak sunuyor. Bunun yanında, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) hazırladığı lisans tercih sihirbazı ve Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi’nin (CBİKO) Üniveri Projesi de öğrencilerin tercih süreçlerinde yardımcı olmak için onların hizmetinde.

Ancak MEB’in, YÖK’ün veya CBİKO’nun sadece veri sunduğunu unutmamak gerekiyor. Örneğin meslektercihleri.com sitesinde, ilgili meslekler çoğunlukla o mesleği yapan kişinin ağzından değil, bir sunucu tarafından anlatılıyor. İçerik olarak internette bulunabilen yüzeysel bilgiler aktarılıyor. Ayrıca kullanılan üslup bakanlığın resmiyetine uygun olsa da, öğrencilerin dinlemeyi isteyecekleri veya akılda kalıcı bir samimiyetten uzak.

GÖRÜ – Anlayış Düzeyi Problemi

Sadece bilgi verip veriler sunmanın yanında öğrenciler kendileriyle bağ kurabilecekleri, daha rahat ve samimi bir ortamda, mesleğe dair tecrübeleri ve iç görüleri onlara anlatacak birinci ağızdan kaynaklara ihtiyaç duyuyorlar. YouTube’da bu rahatlığı ve imkânı sağlayan birtakım söyleşiler bulmak mümkün. Yine de bunlar hem çok az sayıda, hem dağınık ve hem de kendi içinde sistematiği olmayan yayınlar.

Dolayısıyla işinden memnun olan insanların tecrübelerini, standartları test edilmiş belli sorularla öğrencilere aktarmaya çalışmalıyız. Bu soruları belirlemek için, öğrencilerin fikri alınabileceği gibi, uzmanların görüşlerine veya çalışanların yorumlarına da başvurulabilir.

Üslubun ise arkadaş ortamında kullanılan samimi dil ile benzer olması gerekir. Mesleki terimler kullanılacaksa, röportajdan önce bunların en basit şekilde nasıl anlatılacağı düşünülmeli.

HİMAYE – İmkan Problemi

Gelecekte hangi mesleklerde istihdam fazlası olacağını, hangilerinde yetişmiş eleman açığı olacağını ön görmek ve bu bilgiyle öğrencileri yönlendirmek gerekiyor. Ancak bugün çok ilgi gören ve puanları yükselen bir bölüm, ilerde o bölümden mezun olacak olan öğrenci için düş kırıklığı oluşturabilir. Çünkü öğrenciler seçim yaparken moda olan bir meslek, 4 yıl üniversite okuduktan sonra çoktan gündemden düşebilir veya eleman açığını kapatabilir.

Böyle bir durumda, vizyon sahibi olduklarını düşündüğümüz rehberlerin görüşlerine başvurmak öğrencileri geleceğe daha emniyetli hazırlayacaktır. Bu kişiler, ülkemizde ve dünyada belli sektörlerdeki ve ülke ölçeğindeki gelişmeleri okuyabilen, bölümlerdeki talepleri analiz edebilen kişiler olacaktır.

Mesela “Geleceğin Meslekleri” başlığı altında genellikle teknolojinin evrildiği, yaşam koşullarımızın ve beklentilerimizin değiştiği bir dönemde en çok rağbet göreceğini düşündüğümüz meslekler sayılır. Ama bunların çoğu kapsayıcı olmayan, elde çok da veri olmadan hazırlanmış listeler. Aynı şekilde, gelişmiş ülkelerin kendi gidişatlarını yansıtan ve diğer az gelişmiş coğrafyaları dışarda bırakan bakış açısına sahipler. Dolayısıyla duydukları şeylere temkinli yaklaşmaları da öğrencilere bildirilmelidir.

Maalesef çoğu öğrencinin bu vizyonu onlara sunarak onları himaye edecek bir akrabaları, rehber öğretmenleri ve benzeri kaynakları yoktur. Bölümlerin kontenjanlarının belirlenmesiyle, sektörlere göre değişen asgari ücret uygulaması gibi düzenlemelerle devlet bu ihtiyaca kısmen cevap verebilir.

Ne var ki, yapılacak yayınlar yoluyla öğrencilere vizyon kazandırmak ve onları himaye etmek oldukça zordur. En iyi ihtimalle üniversite ve sektör iş birlikleri bu sorunu üniversite evresinde aşmanın bir yolu olabilir. Büyük ölçekte bu konu eğitim uzmanlarının çözüm üretmesini bekliyor olacak.

SONUÇ

Veri-Görü-Himaye düşünce üçgeninde hazırlanacak bir meslek tanıtım serisi oluşturmak ve YouTube üzerinden yahut başka mecralardan bunları öğrencilerin hizmetine sunmak ülke gençliği adına yapılabilecek önemli hizmetlerden biridir.

Gerek yönlendirme ile ilgili öğrencilerin karşılaşacakları üç zorluğu aşmada yardımcı olarak, gerekse devlet kurumlarının sağladığı imkanlardaki eksiklikleri tamamlayıcı olarak bu meslek tanıtım serisi bir boşluğu dolduracaktır.

Umarız ülkemizde gençler arasında gittikçe artan ekran bağımlılığını çözmek için de belli çalışmalar yapılır ve meslek yönlendirmesinin oluşturacağı etkinin, tembelliğe kurban gitmesinin önüne geçilir.

Yorum bırakın